Dolaşım sistemi nedir?

Kanın vücudumuzun içinde hareketini sağlayan önemli bir sistemdir. Dolaşım sisteminin başlıca organları kalp, akciğerler ve damarlardır. Dolaşım sistemi, kanın iki türlü hareketini sağlar. Bunlardan biri temiz kanın bütün vücuda yayılması, diğeri de kirli kanın toplanarak, temizlenmek üzere akciğerlere gönderilmesidir. Temiz kan dolaşımı: Temiz kan, kalbin sol kulakçığına gelir. Buradan sol karıncığa geçer. Burada büyük atardamar (aort) yoluyla çıkar ve kollara ayrılarak bütün vücuda yayılır. Buna «büyük dolaşım» denir. 30 saniye sürer.

Kirli kan dolaşımı: Vücudu dolaşarak kirlenmiş ve oksijenini kaybetmiş olan kirli kan, önce ana toplardamarla kalbin sağ kulakçığına gelir. Oradan sağ karıncığa geçtikten sonra, akciğer atardamarıyla akciğere gider. Kan burada çok ince kılcal damarlara yayılarak hava ile temas eder. Bu arada havadan oksijen alır, İçindeki karbon dioksit vb. gibi kirli maddeleri temas ettiği havaya verir. Bu kirlenmiş hava da solunum hareketiyle dışarı atılır. Bu dolaşıma «küçük dolaşım» denir. 6 saniye sürer. Atardamarlarda kanı ilerleten kuvvet, karıncıkların kasılması ve atardamarların esnekliğidir. Karıncıkların her kasılışında atardamarlara 60 gram kadar kan gelir. Bu kanın büyük atardamarın ağzında meydana getirdiği basınç, kana saniyede 40 50 sn. hız sağlar.

dolaşım sistemi

Toplardamarlarda da dolaşımı sağlayan karıncıkların kasılmasıdır. Ayrıca, nefes alırken diyaframın organlara basınç yapması da kanın hareketine yardım eder. Bundan başka toplardamarlarda küçük kapakçıklar vardır. Bunlar, kanın yerçekimi etkisiyle aşağıya doğru akmasına engel olur. Bu kapakçıklarda toplanan kan, aşağıdan gelen bir itişle bir yukarı kapakçığa çıkar, böylece kalbe doğru yükselir. Dolaşım sistemimizde çeşitli hastalıklar olabilir. Başlıcaları atardamarlardaki «arteryoskleroz» (damar sertliği), toplardamarlardaki «varis», kandaki hemoglobin azlığı ise «anemi» dir.

Dolaşım sisteminin çalışması kalpin canlılık durumuna bağlıdır. Kalp, göğsün ortasında ucu sola dönük olarak yer alır. Çizgili kaslardan meydana gelmesine rağmen irade dışı çalışır. kalpin çalışması birbiri ardından gelen sıkışıp-ufalma (sistol) ve gevşeyip-genişleme (diastol) hareketleri ile olur. kalpin hareketlerini "kalpin iletim sistemi" denilen yapılar sağlar. Kendi içinde meydana gelen uyarıyla ritmik olarak çalışan tek organımız kalpimizdir.

kalbin özel sinir sistemi "sino-atrial düğüm", "atrioventriküler düğüm" ve "his demeti" denilen sinir liflerinden meydana gelir. kalpin özel tembih sistemi otonom sinir sisteminin etkisi altındadır. Bu sistemin parasempatik bölümünden gelen uyarılar kalpi yavaşlatırken sempatik bölümünden gelen uyarılar kalpin l dakikadaki atım sayısını arttırır. kalpin normaldeki atım sayısı dakikada 60-90 arasındadır. kalp atışları genel olarak bilekte nabız oluğuna basarak veya kalpi dinleyerek sayılır. kalpin normalden fazla atmasına taşikardi normalden az atmasına bradikardi denir.

kalpin sıkıştığı an, karıncıklardaki kanı aorta ve akciğer atardamarına attığı andır. Bu anda sol karıncıktaki temiz kan vücuda atılırken, sağ karıncıktaki kirli kan oksijenlenmek üzere akciğere yollanır. Atardamarlar: kalpin pompaladığı kanı organ ve dokulara götüren ve kılcal damarlara dağıtan borulardır. Kesitlerinde genellikle yuvarlak ve kalın duvarlı olarak görünürler. Toplardamarlar: Vücutta kullanılan kanı akciğere pompalanmak üzere kalpe getiren damarlardır. Genişlikleri atardamarlardan daha fazladır. Toplardamarların içinde kanın geri kaçmasını önleyen kapakçıklar bulunur. Duvarları ise atardamar duvarından daha incedir.

Kılcal damarlar: Atardamarlar dokulara yaklaştıkça düzenli bir şekilde dallanırlar. Bu dalların çapı gittikçe küçülür ve sonunda kılcal damarları meydana getirirler. Kılcalların atardamar tarafındaki kısmına arteriol, toplardamar tarafındaki kısmına venül denir. Madde alış-verişi genel olarak arteriol ve venüller arasındaki kapiller damar ağında olur. Dolaşım sisteminin görev olarak iki alt grubu vardır: 1. Büyük dolaşım (sistemik dolaşım), 2. Küçük dolaşım (akciğer dolaşımı).

Dolaşım sisteminin kısımları

İnsanda dolaşım istemi kalp, damarlar ve kan olmak üzere üç kısımdan meydana gelir.

Kalp: Kalp, göğüs boşluğunda iki akciğer arasındadır. İstemsiz kaslardan oluşan yani kendi kendine kasılan kalp, kasılıp-gevşeyerek kan pompalar. Böylece kan, damarların içinde hareket eder.

Damarlar: Vücudumuzu saran damar ağında atardamar, toplardamar ve kılcal damar olmak üzere üç çeşit damar vardır. Atardamar kalpten pompalanan kanı vücuda taşır. Toplardamar ise organ ve dokulardaki kanı kalbe ulaştırır. Toplardamarların içinde kanın geri dönmesini engelleyen ve kan akış yönünde açılan kapakçıklar vardır. Kılcal damarlar, atar ve toplardamarlar arasında yer alır. Bu çok ince damarlar atar ve toplardamarın giremediği doku ve organların arasına girer. Böylece kan ile doku arasında madde alış-verişini sağlar.

Kan: Vücudun tek sıvı dokusudur. Kalbin pompalaması ile damarlar içinde hareket eder. Kan, plazma (serum) ve kan hücrelerinden meydana gelir. Kanın plazma kısmı su, protein, organik ve inorganik maddelerden oluşur. Kanın içinde farklı görevlere sahip 3 çeşit kan hücresi vardır. Bunlar:

Alyuvar (Eritrosit): Kana kırmızı rengini verir. Karaciğer, dalak ve kırmızı kemik iliğinde üretilir. Alyuvar, yapısında bulunan hemoglobin proteinleri yardımıyla oksijen ve karbondioksit taşır.

Akyuvar (Lökosit): Vücudumuzu mikroplara karşı korur.

Kan pulcukları (Trombosit): Kırmızı kemik iliğinde, büyük hücrelerin parçalanmasıyla oluşur. Yaralanma ve kesiklerde kanın pıhtılaşmasını sağlar.

Büyük dolaşım

Kalbin sol karıncığına akciğerlerden oksijenlenmiş olarak gelen kan aradaki mitral deliği vasıtasıyla sol karıncığa geçer. Sol karıncığın kasılmasıyla içindeki kan aorta atılır. Atardamarlar boyunca kan bütün vücuda yayılır. Kapiller damarlar seviyesinde kan doku arasında madde ve gaz alış verişi vuku bulur. Burada oksijenden fakirleşen ve bazı maddelerini kaybeden (kirlenen) kan toplardamarlar vasıtasıyla kalpin sağ kulakçığına gelir. Kanın kalpin sol karıncığından çıkıp sağ kulakçığa dönmesine kadar olan bu işleme büyük dolaşım denir.

Küçük dolaşım

Kalbin sağ kulakçığına gelen kirli kan aradaki triküspit kapağından sağ karıncığa geçer. Sağ karıncığın kasılmasıyle akciğerlere giden kan buradan temizlenmiş (oksijenlenmiş) olarak kalpin sol kulakçığına döner. Bu olayın bütünü de küçük dolaşımı meydana getirir. Bu dolaşımın şemasını ilk olarak çizen, Kan damarlarının yanısıra doku sıvısının bir kısmı da akkan damarları (lenf dolaşımı) ile sistemik dolaşıma iletilir. Lenf damarları kör uçlu, ince duvarlı borular şeklindedir. Bunlar birleşerek büyük akkan damarlarını, bunlar da birleşerek "göğüs akkan kanalı"nı meydana getirirler. Bu kanal boyunda toplardamar sistemine dökülür.

Dolaşım sisteminde kanın dolanımının sağlanması için kalp kasılma ve gevşemesine göre damarlarda belli bir basınç meydana gelmektedir. Buna kan basıncı veya tansiyon ismi verilir. Sistolik kan basıncı, 110-140 mm civa, diyastolik kan basıncı, 70-90 mm civa arasında olmalıdır. Ancak yaşla paralel olarak normal sınırlar biraz aşağı veya yukarı kaydırılabilir. Yaş arttıkça normal üst sınırlar yükselir. Ayrıca cinse göre ve tansiyon ölçülme pozisyonuna göre (ayakta, oturarak veya yatarak) de değişiklik olabilirse de genel olarak bu rakamların üstü yüksek tansiyon altı ise düşük tansiyonu gösterir. Tansiyonun normal olmaması başta kalp, beyin, böbrek ve göz olmak üzere birçok dokuda rahatsızlık ve bozukluklara sebep olur.

Bitkilerde dolaşım sistemi

Fotosentez yapan bitkilerin hepsi dış ortamdan Su ve mineraller almalı ve bunları bütün hücrelere iletmelidirler. Ayrıca yeşil kısımlarda sentezledikleri organik maddeleri besin sentezi yapmayan kısımlara taşımak zorundadır.Su yosunları, kara yosunları ve ciğer otlarında özel bir taşıma sistemi yoktur. Su yosunları gerekli maddeleri bütün vücut yüzeyiyle alır ve artık maddeleri de aynı şekilde dışarı verirler.

Kara yosunları ve ciğer otlarıda nemli yerlerde yaşarlar. Topraktaki su ve mineralleri köke benzeyen köksüleri ile alıp hücreye aktarırlar.Eğrelti otları, at kuyrukları ve kibrit otlarında ise topraktan alınan su ve minerallerin taşınmasını sağlayan basit iletim demetleri vardır.

Çiçekli bitkilerde dolaşım sistemi

Köklerle alınan suyun fotosentezde ve terlemede kullanılmak üzere yapraklara, yapraklarda sentezlenen besinlerin diğer organlara iletilmesi dolaşım sistemiyle olur.
Bitkilerde dolaşım sistemini iletim demetleri yani damarlar meydana getirir. İletim boruları odun ve soymuk boruları olmak üzere iki ana kısımdan oluşur.

Hayvanlarda dolaşım sistemi

Bir hücrelilerde Gaz ve besin alış verişi doğrudan hücre zarı ile yapılır. Bu yüzden tek hücreli canlılarda özel bir dolaşım sistemi yoktur. Çok hücrelilerden süngerlerin ve sölenterlerin vücutları küçük ve hücreleri dış çevre ile temas halinde olduğundan dolaşım sistemleri yoktur. Ayrıca yassı solucanlarda da özel bir taşıma sistemi bulunmamaktadır.

Omurgasızların çoğu ile omurgalıların hemen hepsinde vücut büyük olduğundan iç kısımlardaki hücreler dış çevre ile doğrudan madde alışverişi yapamaz. Omurgalı canlılarda ve omurgasızlardan da Toprak solucanında kalp, damarlar ve dolaşım sıvısından oluşan dolaşım sistemi vardır.